mutlu sonlu uzun bir hikaye

Nisan 28, 2009

Etrafı toparladı, sildi süpürdü sanki önemli bir misafir ağırlayacakmış gibi. Galatasaray formasını da dünden yıkamış, ütülemiş ve sandalyenin üzerine koymuştu. İnternete girip kullanacağı güzergahı öğrendi ve notlarına ekledi. Tek eksik kaldı, bu kış gününde kendisiyle birlikte amatör şubenin maçına gelmek için ikna edilmesi gereken insanlar…

İlk maç, ilk heyecan.. Okuldan arkadaşlarıyla birlikte dört kişiydiler, salonda ise muhtemelen on beş, yirmi kişi vardı. Maç o gün bahane oldu hepsine, muhabbet şamata aldı başını gitti. Ancak gözü sürekli sahadaydı onun, O’nda, hayranı olduğu oyuncuda. Bir anını bulsa hemen sahaya girecek, tanışacak ve fotoğraf çektirecekti. Bekledi, uzun bir süre bekledi. Devre arasında işte o anı yakaladı, bir heyecanla sahaya girdi ve fotoğrafı çektirdi. İşte bu fotoğraf hikayemizi oluşturdu…

Birbirini izleyen üç, dört hafta, ekibini bozmadan maçlara gelmeye devam etti. Her maç sonrası ilgisi, isteği biraz daha arttı ve daha somut birşeyler yapma isteği oluştu. Ufak çaplı araştırma ve görüşmelerden sonra takımı okuluna getirme kararı aldı. Söyleşi şeklinde olacaktı, hem amatör şube kendini tanıtma imkanı bulacak hem de O’nunla daha çok muhabbet edecek, belki de daha da yakınlaşacaktı. Öncelikle menejere ulaştı ve ona fikrini sundu. Herşey istediği gibi gitti ve takımı bir hafta sonra okula getirdi. Hayranı olduğu oyuncuyu kendisi karşıladı okul kapısında, söyleşi boyunca da yalnız bırakmadı. Uzun uzun konuştular ve konuştular…

Artık farklıydı kendisi. Telefon numarası vardı O’nun, her ne kadar mesaj çekemese de, arayamasa da. MSN adresi vardı artık her ne kadar muhabbeti bir türlü açamasa da. Ancak farklıydı. O’nun için artık normal bir hayran değildi, belki de bir arkadaştı ama kendisi de bilmiyordu tam olarak. Facebook’tan mesajlaşmaya başladılar yavaş yavaş, genelde maçlardan, futbol takımından bahsediyorlardı ama hiç şikayeti yoktu. Onunla her muhabbete vardı, yeter ki farklı olsun, yeter ki O’na verdiği değeri anlayıp bir karşılık bulsun. Yaz boyu mesajlaştılar internetten. Kimi zaman akla takılan bir soru kimi zamansa tribünsel bir olaydı konu. Yeni sezon başlayana kadar devam etti bu.

Yeni sezonla birlikte artık herşey değişmişti. Uzun geceler boyu mesajlaşmalar, sakatlık sonrası eve kadar gitmeler, çiçekler vermeler.. Artık taraftar-ünlü ilişkisi iki arkadaş ilişkisine dönüşmüştü. Buluşuyorlar, yemeğe gidiyorlar, beraber film izliyorlardı. İstedikleri gibi geziyor, eğleniyorlardı. Bir yıl önce sadece televizyondan, internetten haberlerini aldığı kişiden artık ilk ağızdan haber alıyor, ona istediğini soruyordu.

Hayal etmesi güzeldi, hayali arkadaşlarıyla paylaşması zordu, ama bu hayali gerçeğe çevirmesi imkansız gibi duruyordu. O başardı. Yağmurlu kış gününde, ertesi gün hiç çalışamadığı bir dersten sınavı olduğu günlerde, hasta olduğu günlerde hayalinin peşinden koşup gitti ve bu başarısı için birçok fedakarlık yaptı. Artık rüyalar gerçeğe kavuştu…

Şimdi ne mi yapıyorlar?  Dediğim gibi mutlu sonlu bir hikaye bu. Sonunu istediğiniz gibi bitirin ama bilin ki onlar çok mutlu =)


*Hikayedeki olaylar ve kişiler tamamen gerçek hayattan alınmıştır.
Categories: günlük

Yorum Yapılmamış »

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri.TrackBack URL

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapın