İyi ki doğdun ‘efsane’
Onu bilen, sahada görebilen herkesin, ayrı bir hatırası vardır ona dair. Kimi efendiliğinden bahseder, kimi kariyerindeki tek kırmızı kartı gördügü Fenerbahçe maçından. Kimi sevgilisi uğruna İstanbul’daki kamptan ‘berbere gidiyorum’ diye çıkıp İzmir’e kaçısından, kimi aynı kızın-ki artık karısı olmuştur!-“Ya Galatasaray ya ben” restini ‘Galatasaray’ şeklinde görüşünden. Kimi Damlacıkspor’dan, Yün Mensucat’a oradan Izmirspor’a geçen mahcup ama her şekilde gol atan delikanlıdan, kimi ‘pembesiyahlı’ Palermo macerasını oldukça kısa kesen ‘Taçsız Kral’ filminin basrol oyuncusundan
Metin Oktay’i ‘efsane’ yapan 10 defa gol kralı olması, attığı 608 gol, kazandığı kupalar, sampiyonluklar degil sadece. İşini bir tür ‘futbol romantizmi’ içinde yapması; futbolculuğun, söhretin, paranın nasıl gelip nasıl geçtigini iyi kavramış olması. Sözün özü, Göztepe’nin Galatasaray’a karşı kazandığı bir kupa maçı bitiminde, maçta kendisini tutan ve ‘adım attırmayan’ 18 yasindaki Özer’in, “Metin abi, sizin bir hayranınızım. Ne olur benimle bir resim çektirir misin?” sorusuna, “Sen benimle degil, ben seninle fotograf çektiriyorum, çünkü maçın kahramanı sizsiniz” diye cevap verecek kadar mütevaziliğiyla; 10 numarasıyla; jübilesinde kısa süreliğine sembolik de olsa Fenerbahçe formasını giymesiyle (aynı maçta Can Bartu da Galatasaray forması giymiştir); adına yapılan şarkıyla (1966-sevket Ugurluer, “Metin Geliyor Metin”); halihazırda 40 yaş civarındaki ‘Metinlerin’ isimlerine kaynaklık yapmasıyla; futbolu bırakmasiyla birlikte bir çok kimsenin tribünleri terk etmesiyle (örnek: Memet Fuat!); ‘gönülçelen’ yakısıklılıgıyla; her daim mütebessim ifadesiyle… Bir ‘gerçek efsanedir’ o…
Categories: ultrAsTags: Metin Oktay
Yorum Yapılmamış »
Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. — TrackBack URL
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın