Çanakkale | in-ka

Haziran 12, 2008

Telefonuma gelen mesajda Çanakkale’ye hareketin çarşamba sabahı 10′da Taksim AKM önünden olacağı yazıyordu. Birkaç gündür devam eden hazırlıklar tamamlanmış yolculuk günü gelmiş çatmıştı. 2 gün önce Mecidiyeköy İn-ka ofisinde iş başvurusuyla başlayan macera o gün verilen 5 günlük Çanakkale işiyle devam etmiş, kıyafetler, çanta, bavul derken doruk noktaya ulaşmıştı heyecan.

İlk iş olduğundan galiba bir saat erken gelmişim Taksim’e, kahvaltımı tazelemek, biraz da zaman geçirmek için mekanım Simit Sarayı oldu. Buraya değişik zamanlarda, değişik duygularla çok kez uğradım ama ilk defa bir iş öncesi çayımı yudumluyordum. Biraz da heyecanlı bir bekleyiş içindeydim. Çalışma grubumuz nasıl olacaktı , önceden konuştuğum kişilerin dedikleri gibi sabah 6 akşam 12 çok yoğun bir iş mi bekliyordu yoksa beni Çanakkale’de ? Neyse biraz bu şekilde kendi kendime soru cevap oynadıktan sonra AKM önüne doğru yol aldım. Etrafta gruplaşmış bir sürü insan vardı, ben de aralarına geçtim ve beklemeye başladım -neyi bekliyorsam!- Kısa bir süre sonra yan taraftaki gruptan adımı duydum, hemen “burdayım!” şeklinde nidalarımdan sonra yanlarına gittim.Kısa bir tanışma faslından sonra bizim için gelen O 403 marka otobüse eşyalarımızı yerleştirdik, teknik ekibe yardım ettik ve sanırım 12 gibi yola koyulduk.Ekip 10 kişiden oluşuyordu ve genellikle 20-25 yaş arasıydı, benim gibi üniversite öğrencisiydiler, biten okulun ardından kimisi eğlence için kimisi para – kimisi KOMBİNE için- bu işe başvurmuştu. Yolda yemek molası, çay molaları, şarkılar, türküler hiç eksik olmadı maşallah. Gidişat bu işin zevkli geçeceğini gösteriyordu :) Akşam 7 gibi Çanakkale’ye vardık. Kısa bir hazırlık ve akşam yemeğinden sonra akşam 9 gibi o günkü işlerimize başladık. Sohbetler, çaylar, kahveler yine eksik olmadı derken gece 4 gibi işleri bitirdik !

 Ertesi gün bütün gün otelde olacaktık, beni kimi zaman kayıt masasına yolladılar, kimi zaman konuklara hazırlanan çantaları odalara dağıtmaya. Fazla birşey yaptık diyemem perşembe günü için, genelde boş boş dolaştık ortalıkta. Bu işte belki de en güzel yan açık büfe yemekler oldu. Her öğün çeşit çeşit yemek sonrasında binbir çeşit tatlı ve meyvede seçim yapmakta gerçekten çok zorlandık :) Bizim ekip VIP grup olunca bize de ilgi çoktu, buradan Kolin Otel Baş Aşçısına selamlarımı gönderiyorum, herşey çok güzeldi :) Bu günü bu şekilde kapadık.

Cuma günü toplantı günüydü. Eureko Sigorta toplantıları akşama kadar sürdü. Çanakkale’deki en sıkıcı görevim bugündü, kapıda bekleyip gelenleri selamlıyordum, kapının çarpmasını engelliyordum. İnanın ağırlık taşımak, koşuşturmak, bilgisayar başında olmak veya bir kız peşinde koşmak değil de ayakta boş boş dikilmek yoruyormuş insanı, bunu öğrendim o gün. Akşamını ise Funda Arar konseriyle bitirdik. Konser öncesi ödül töreninde joker olarak yine ben seçildim, ödülleri ben dağıttım.Bir de buradan Arar’ın şöförüne selamlarımı yolluyorum, kafa adam iyi eğlendik :)

Cumartesi günü gezi günüydü. O gün davetliler 3 gruba ayrıldılar ve Şehitlik-Asos-Kaz Dağı olmak üzere gezilere katıldılar. Beni de şehitlik ekibiyle yolladılar. Küçükken ( 6,7 yaşları ) bir kez gelmiştim buralara ama fazla birşey hatırlamıyorum. Hatta şehitliğin karşı kıyıda olduğunu sanırdım. Hızlı ve bütün günü dolduracak bir şekilde geziyi organize ettik. Çanakkale Şehitleri Abidesi, Bombasırtı, Anzak Koyu, Arıburnu, Kanlısırt, siperler, 57. Alay Şehitliği, Conkbayırı, Yahya Çavuş, Kilitbahir Kalesi’ni sırasıyla gezdik.Duygu dolu bir geziydi gerçekten, gezerken 1915-1916 yıllarını ve savaşı tüm gerçeğiyle tekrardan yaşadık. Özellikle Anzak Koyu’nda bulunan kitabe beni çok etkiledi. Mustafa Kemal Atatürk‘ün 1934 yılında yazdığı yazı şöyle  :  

“Bu memleketin toprakları üzerinde kanlarını döken kahramanlar! Burada dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükut içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Göz yaşlarınızı dindiriniz!

Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.”

Akşam otele dönüşümüz sekizi bulmuştu. Kısa bir dinlenmenin ardından Grup Senkron konserine katıldık ve bütün bu yorgunluğumuza biraz daha yorgunluk ekledik, güzelce eğlendik:)

Dönüşümüz Pazar sabahı oldu. Aynı gelişimizdeki gibi şarkılarla türkülerle evimize döndük. İn-ka’da ilk işimde epey zorlanacağımı düşünürken zevkli bir haftasonu geçirmiş oldum.  Devamı gelecek anlaşılan…

Categories: in-ka
Tags: ,,,

Yorum Yapılmamış »

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri.TrackBack URL

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapın