şeytan
7 Nisan’ı 8′e bağlayan geceydi. Bütün hafta süren fırtına ve yağmur bugün şiddetini iyice arttırmıştı. Önceki gün tanıştığı ve uzun uzadıya muhabbet ettiği kıza bir anda gönlünü kaptırmış ve bu duygu haliyle yatağa girmişti.
Etraftaki ışıklar yüzünden hiç birşey göremiyordu. Nereye gideceğini bilmeden etrafta dönüp durdu ta ki önünde az ileride bir karartı görene kadar. Oraya doğru yöneldi ve hızlıca yürümeye başladı ışığın azalıp sis ve karanlığın etrafı kapladığını farketmecesine. İlerledikçe kendini sona hazırladı, ilerledikçe karanlığın içine gömüldü. Artık çıkmak istiyor ama başaramıyordu, hakimiyeti kaybetmiş sadece karanlığın yapacaklarını bekliyordu. Eski günlerden tanıdık bir yüz gördü sanki karşısında, değildi ama benzetmişti. Tanımıyordu geleni ama hissedebiliyordu. Bir anda tiz bir ses eşliğinde kalbi parçalandı ve yabancı aldı götürdü kalbini, bir anda kayboldu. Karanlık da kalmamıştı artık, yokluk vardı sadece “yokluk” ve bir de çığlık “Şeytannn !”
Uyandı, hemen etrafına baktı, odasındaydı, güneş yeni yeni doğuyordu.Kendine geldi. Kötü bir kabustu, kan ter içinde kalmıştı. Kalktı ve kısa bir duş sonrasında hazırlanıp okula geçti. Gün boyu sürekli dilindeydi gördüğü kabus, kabustaki şeytan – tanıdık şeytan- ve çığlıklar. Öğlen olunca etrafa bakınmaya başladı, kızla buluşacaktı, dünden sonra bugünün önemi çok daha büyüktü. Ona gerçekten aşık olmuştu, bugün kıza açılacaktı, ya tamam ya devam misali herşey belli olacaktı
Arkadaşlarından birisi uyardı ve kızın geldiğini söyledi. Ona doğru dönmeden önce derin bir nefes aldı, heyecanı iyice artmıştı. Sürekli karar değiştiriyordu, bir an için teklifte bulunuyor bir saniye sonra kızla arkadaş oluyordu ertesinde ise kıza küsüyordu.
Tüm cesaretini topladı ve kızın bulunduğu yere doğru yöneldi. Döndüğünde gördüklerine inanamadı, inanmak istemedi daha doğrusu. Başından aşağıya kaynar sular dökülmüştü adeta. Kız tam karşısındaydı, her zamanki gibi zarif ve güzeldi ama yalnız değildi. O vardı, tanıdık yüz vardı, oradaydı şeytan. Kızın elinden tutmuş üstüne doğru geliyordu. Kaçmak istedi kaçamadı, durdurmak istedi olmadı, gücü yetmedi. Etraf karardı, tiz bir ses duyuldu ve yüreğini şeytana yeniden teslim etti. Bu sefer paramparça olmuştu, aşkını,sevdiğini de kaybetmişti… Bağırmaya başladı yine “şeytannn !”
Uyandı !
Emre Kocabaş
Categories: günlükTags: şeytan
COK BEYENDIM AMA ARDI OLSAYDI DAHA IYI OLURDU!
Yorum by ELVIN NESIROV — 05 Ağustos 2009 @ 12:13