Deplasman tanımı Kadıköy Şükrü Saraçoğlu ve bir de Ankara Bayan Basket olan benim için Bursa Teksas’ın içinde maç izlemek üstelik rakip de Eskişehirspor gibi güçlü bir taraftara sahip takım iken, müthiş bir tecrübe oldu. Bursa’nın yerel halk olarak takımlarına sıkı sıkı bağlı olduğunu biliyordum, ayrıca bir şekilde İstanbul ve İstanbul takımları (özellikle Beşiktaş) ile aralarının iyi olmadığını da biliyordum.
Hem bir İstanbullu, Galatasaraylı olarak stadı görmek, tezahüratlarını dinlemek ve ayrıca daha önceden de görmediğim şehri gezmek için hafta sonu soluğu Bursa’da aldık.5 arkadaş İstanbul’dan sabah erken saatlerde yola çıkıp öğlene doğru Bursa’ya vardık. Burada bizi Teksas tribünlerinden birkaç arkadaş karşıladı ve doğruca stada götürdü. Biletleri İstanbul’dan almıştık biz, tribünümüz Teksas’ın da olduğu “Kapalı Kale Arkası”. Biraz itiş kakışla da olsa maç başladığında stada girebildik. Daha tribündeki yerimizi almadan Bursa’nın golü geldi, tüm tribünler bizim üstümüze doğru koşuştu, yıkıldı..
Eskişehirspor’un etkisiz oyunuyla da maçı Bursa 3-1 almasını bildi. Maçta aklımda kalanlar Sercan’ın sol kanatta topla birlikte yaptığı driplingler, Bursa’nın ilk yarı tek pas futbolu. Tabi bu oyunda sahanın çimlerinin de muhteşem olmasının etkisi büyük. Tebrikler Bursa yönetimine..
Tribünlere ise ayrı bir paragraf gerekir. Öncelikle tribünlerin tamamen dolu olduğunu söylemem gerek.Teksas grubu maça hepimizin bildiği gibi üçlü ile başlıyor, ancak bu üçlü biraz farklı. Alkışlardan sonra yemyeşil inciler ananızı .. diye devam ediyor. Gollerden sonra ise Galatasaray seyircisinin Lincoln için yaptığı elini aşağı yukarı kaldırma gibi bu sefer bunu “Aşağıııı Yukarııı” diyerek yapıyorlar. 6. dakikada ise hepimizin bildiği gibi Ankaragücü için bağırılıyor. Bunların dışında taraftarı sürekli tezahürata teşvik etmek için “Ayağa kalkmayan Beşiktaşlı olsun” şeklinde bağırıyorlar. Kısaca Teksas takımını, şehrini desteklemek için elinden geleni yapıyor, o gün tribünde bunu gördük. Herkes bir bütün olmuş, tribündeki herkeste Bursaspor formaları mevcut.Maç çıkışı kalabalıktan Bursa Store’a giremedik, taraftar kulübü için şehri gezerken bile susuzluğunu Bursa Store’dan aldığı enerji içeceği ile karşılıyor, her an kulübüne yardım ediyor. Bizzat şahit olduk.
Maçtan sonra ise tribünden arkadaşlarla kısa bir şehir turu yaptık. Kebapçı İskender’de bir güzel kebaplarımızı yedik. Akşam da hep beraber Galatasaray maçını izledikten sonra biz geldiğimiz gibi yine otobüsle İstanbul’un yolunu tuttuk.
2009 yazı Serdar’ı zor da olsa ikna edip 25 günlük bir geziye çıktık. 6 ülke ve onlarca (gerçekten) şehir gezip Türkiye’ye döndükten sonra Serdar’ın bana ilk dediği “İyi ki ısrarcı olmuşsun ve beni ikna etmişsin” oldu. Şimdi o günleri ölümsüzleştirmek için yaşadıklarımızın bazılarını yazıya döktüm. Ayrıca interrail yapmak isteyenlerin merak ettiği birçok soruya da bu sitede cevap verdim. 
Etrafı toparladı, sildi süpürdü sanki önemli bir misafir ağırlayacakmış gibi. Galatasaray formasını da dünden yıkamış, ütülemiş ve sandalyenin üzerine koymuştu. İnternete girip kullanacağı güzergahı öğrendi ve notlarına ekledi. Tek eksik kaldı, bu kış gününde kendisiyle birlikte amatör şubenin maçına gelmek için ikna edilmesi gereken insanlar…




